Düşünce

Sosyal Medya ile Vatan Kurtarma Sanatı & Bordo Klavyeliler

Değişik bir kafam var ama bu ülkede yaşayan bordo klavyeliler kadar değil. Hiç milliyetçi ya da diğer görüşlerin ağır bastığı biri olamadım. Dahası arkadaş ortamında millet atıp tutarken olur olmadık zamanlarda “Olm variiiyaaa o adam gelse memleket kurtulur.” nidaları atamadım. Bu güne kadar bu kafayla gelmiş bir adamın, bugünden sonra da değişeceğini sanmam.  Hem ben zaten siyasetten Age of Empires 1 diplomasisi kadar anlarım 😀 Devlet işleriyle de hiiiiiiç işim olmaz.

Ben kendi büyüttüğüm varlık kavramına inanırım. Bu dünyaya sadece bir kere geldik. İkinci sefere geldiğimizde vaktimiz hesap vermekle geçecek. O halde hayatı en iyi şekilde ve en çok istediğim şekilde yaşamalıyım. Olay bundan ibaret.

Şu koca dünyada yapmacık bulduğum iki grup var. Bir, her derdinizde yanınızda gibi görünüp değişik değişik duygu yüklü reklamlar yayınlayıp kol gibi faiz sokarak asabımı bozan bankacılar. iki, her iki cümleden birinde “millet” lafını ağzından düşürmeyip, milletle uzaktan yakından alakası olmayan siyasetçiler.

Bu gruba eğer bir üçüncü dahil etmem gerekseydi bu kesinlikle oturduğu yerden klavyeyle vatan kurtaran bordo bereli arkadaşlar olurdu. Bakınız efendim, garip bıyıklı abimiz Friedrich Nietzsche bu konu hakkında ne diyor;

Bir ülkede edebiyat ve sanattan çok siyaset konuşuluyor ise o ülke üçüncü sınıf bir ülkedir.

Vesselam, şimdi Twitter da attığın o saçma hashtag neye yarayacak arkadaşım? Ya da Facebook’dan insanların gönderilerini siyasete alet etme girişimlerin? Hayır bana da açıkla. Eğer işe yarayacaksa bende de var hesap. Üşenmem ben de her gün girer paylaşırım. Hadi diyelim ki, birkaç bordo klavyeli daha sıyrıldı ve mevzu TT oldu. Bu neyi değiştirecek? Oğlum, medya zaten işine gelen şeyleri yayınlar. Kaç yıldır Türkiye’de yaşayıp hala bunu öğrenemediniz mi?

Bu söylediklerimden sakın hiçbir şeyi eleştirmeyin anlamı çıkarmayın. Yeri geldiğinde eleştirin ama sizin takip ettiğiniz düşünce akımını takip etmeyen insanları aşağılamayın. Yanlış gördüğünüz şeyleri eleştirin mesela? Haksızlıklara sessiz kalmayın ama sakın gidip Twitter, Facebook, Instagram ile vatan kurtarmaya da çalışmayın.

Türkiye de ki sosyal medya kullanıcılarının çok değil yarısı bugün bilinçli şekilde sivil toplum kuruluşlarına üye olsa ve hakkını daha farklı şekillerde aramış olsa — hukuk diyeceğim de ona da inancım kalmadı — gerçekten atığınız tweet veya paylaştığınız durumlardan çok daha faydalı olacaktır.

Kamu spotunu da şuraya bırakıp uzaklaşıyorum; sosyal medya ile vatan kurtarmayın, kurtaranları uyarın. Baktınız olmuyor ağzının üzerine kürekle vurun amk.

Bu içerik ilk defa 8 Aralık 2013 tarihinde oluşturulmuş ve 21 Haziran 2017’de güncellenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni yorumları ve yorumuma verilen cevapları e-postayla bana bildir.

Neredeyse 2 dakikadır buradasın 👏

Okudukların ilgini çekti mi?

E-posta bültenime katıl, ilgini çekecek daha çok içeriği seninle paylaşayım!