Garaj

Sol Ayakla Neden Frene Basılmaz?

Sol ayakla frene basmak, Anonim Şoförlük Edebiyatı’nın “Kutsal Torpido” akımı gereğince yasaklanmıştır.

Sürücü kursuna gittiğinizde, size hangi ayağınızla hangi pedala basacağınız öğretilir fakat sol ayakla neden frene basmamanız gerektiğine dair açıklama yapılmaz. Olsa olsa, yine aynı anonim edebiyat akımının geleneği sürdürülerek “Çünkü bu böyledir!” denir.

İşin aslına bakarsak, sol ayakla frene basılabilir. Fakat biraz diken üstü bir konu olduğundan, bence; sol ayakla freni nerede yapacağınızı bilmekten ziyade, nerede yapmamanız gerektiğini öğrenmek daha faydalı olacaktır.

Gelin, şöyle bir kuşbakışı sol ayakla fren olayına bakalım:

Fakat debriyaj, bu derin bir tutkudur!

Sol ayakla neden fren yapılmaz? sorusuna bir cevap vermek için, önce işin tarihi boyutuna bakmamız lazım.

Otomobillere hiç ilgi duymuyor olsanız bile zamanla otomotiv dünyasında denizaşırı gelişimler yaşandığı dikkatinizi çekmiştir. Önceleri kötü peki geçen vitesler, şimdi şıkır şıkır geçiyor ve hatta otomatik şanzıman sayesinde kendi işini kendi görüyor. Artık feza teknolojileri otomobillerin içinde görüyor ve kullanıyoruz.

Elbette, otomobilleri kullanmak her zaman bu kadar kolay değildi.

Henüz viteslerde senkromeç sisteminin kullanılmadığı zamanlarda, vites değiştirmek için debriyaja iki defa basmanız gerekirdi. Şimdi bir bakalım; yalnızca iki ayağımız var ve ortada üç pedal var. En önemli nokta ise sol ayağımıza düşen iş yükü. Çünkü aracı kaldırırken ayağımızı debriyajdan çekeceğiz ve her vites değişiminde debriyaja 2 kere baskı uygulayacağız.

Takdir edersiniz ki, bu başarılması çıtır çerez bir iş değildi.

Zaten işi başından aşkın sol ayağa bir de frene basma mesaisini yükelemek, ciddi kontrol kaybına neden oluyordu. Hem, yükü eşit dağıtmak için sola sadece debriyaj sağa ise fren ve gaz mesaileri yüklemek daha mantıklı olandı.

Sol ayakla frene basmıyor olmamızın tarihi açıdan bence (ve birçok sürüş uzmanına göre) en önemli nedeni budur.

Sol ayakla frene basmak: Seni çılgın şey!

Vites kutuları zamanla daha modern bir hal aldı. Artık vites değiştirmek için sol ayağımızla iki defa debriyaja basmak zorunda değiliz. Fakat bu kez başka bir sorun var: araçlarımız değişse bile alışkanlıklarımız değişmedi!

Otomobil kullanmayı öğrenirken sol ayak debriyaj, sağ ayak gaz ve fren şeklinde kullanırız. Biyolojik etmenler bir yana, bir süre sonra bu düzene alışırız. Sol ayakla frene bastığımızda, sol ayağımız frene debriyaj muamelesi yapar.

Çünkü sol ayağımızı debriyaj için kullanırken kafamızda “Sonuna kadar basayım yahu” olarak kodlamışızdır. Dolayısıyla sol ayakla fren yapmak istediğimizde aynı alışkanlıktan yola çıkarak frene sonuna kadar basacak ve (ABS yok ise) tekerleklerimizin kilitlenmesine yol açacağız.

Hobi olarak sol ayakla frene basmak

Eğer İngilizceniz el veriyorsa Wikipedia üzerindeki Left-foot braking konusuna bir göz atabilirsiniz. Güzel ama İngiliççe diyenler için ben yine dilimin döndüğünce olayı özetleyeceğim.

Sol ayak freni, motor sporlarında profesyonellerin kullandığı bir frenaj yöntemidir. Bu yönteme göre; cadde sürüşündeki gibi fren yaparsak ciddi zaman kaybederiz. Oysa sol ayağımıza frene basma yeteneği kazandırarak, aracın yük dengesini daha net kontrol edebilir ve virajlarda fren yaparken aynı anda motor devrini ve hızımızı koruyabiliriz.

Yarış işlerine biraz meraklı arkadaşlar muhtemelen daha önce Hell Toe yöntemini duymuş veya görmüşlerdir.

Sol ayak freni, Hell Toe tekniğinde profesyonel yarış pilotlarına büyük avantaj sağlıyor. Ancak bu yöntemi cadde sürüşünde kullanmanızın zaten mümkünatı yoktur. Yarışlar pistlerde yapılır ve yapacağınız sert frenajlar için hem zemin hem ortam müsaittir, cadde bunları kaldıramaz. Dardır ve manevra alanı küçüktür. Üstelik güvenli pistlerde olduğu gibi kaçış noktaları yoktur.

Otomatik vites sol ayak freni

Otomatik vites kullanıcıları; ulan benim bu sol ayağım hep boşta durup, işten kaytarıyor. En iyisi ben bunu sirkülasyona dahil edip, fren mesaisi yazayım, diyebilirler.

Tabii bu ölümcül bir hata olabilir. Fren üzerine yukarıdaki başlıklarda anlattıklarımın hepsi otomatik vites için de geçerlidir.

Hatta olayın tarihi boyutunu düşünün!

Eskiden sol ayağımıza çok fazla iş düşüyordu. Otomotiv teknolojileri geliştikçe bu yük ortadan kalkmaya başladı. Burada suçlamanız gereken haliyle bacağınız değil, bizzat otomotiv geliştiricileri olmalıdır.

Yarın en yakınızdaki otomatik vites satan bayiye gidip, “Kardeşim, siz bunu yaparken bize sordunuz mu? Ne olacak ulan bu boşta kalan sol ayak!” diye isyan edebilirsiniz. Kim bilir, belki destekçi bile toplayabilirsiniz 😀

Otomatik viteste sol ayak freni kullanımına ilişkin önemli bir noktaya da dikkat çekmek istiyorum:

  • Otomatik vites otomobillerde bazen sol ayakla frene basmanız gerekebilir. Örneğin: Çok dik bir yokuşta çekiş kontrolü olmayan bir araç kullanırken; sol ayağınızla frene basıp, devri yükselttikten sonra ayağınızı frenden çekmek suretiyle sol ayağınızı değerlendirebilirsiniz.

İstisnalar kaideyi bozmaz

İstisnalar kaideyi bozmaz. Bazı insanlar trafiğe kapalı alanlarda kendini geliştirerek sol ayağıyla etkili biçimde fren yapmayı öğrenebilirler. Ve fakat tekrar belirteyim: eğer Hızlı ve Öfkeli filminde rol almayacaksanız, bunun cadde sürüşünde size hiçbir faydası dokunmayacaktır.

Kimi araştırmalara göre, sol ayağımızla fren yapmanın ani kazalarda zaman kazandırdığına ilişkin teorik hesaplamalar ortaya çıkmış. Fakat bunların teoriden öteye geçmediğinin altını çizmek gerekiyor.

Son sözler ve önemli uyarılar

Piste çıkıp yarışmayacaksanız ve sadece cadde sürücüsüyseniz, sol ayakla fren yapmak hiçbir işinize yaramayacağı gibi size avantajdan çok dezavantaj sağlayacaktır.

Alıştırılmamış bir sol ayak, frene debriyaj muamelesi yaparak zort! diye sonana kadar basmaya meyillidir.

Lütfen, sol ayakla frene basma çılgınlığını trafiğe kapalı alanlarda ve çok düşük süratlerde deneyin. (Gerçi o kadar anlattım daha neden deniyorsunuz onu da anlamadım, mümkünse denemeyin, manyak mısınız lan?)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni yorumları ve yorumuma verilen cevapları e-postayla bana bildir.

Neredeyse 2 dakikadır buradasın 👏

Okudukların ilgini çekti mi?

E-posta bültenime katıl, ilgini çekecek daha çok içeriği seninle paylaşayım!