Minimalizm: Anlamlı Bir Yaşam - Joshua F. Millburn. ve Ryan Nicodemus - Burak Göç
Bak Bu Tutar!Okuduklarım

Minimalizm: Anlamlı Bir Yaşam – Joshua F. Millburn. ve Ryan Nicodemus

Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus’u kazara izlediğim bir Netflix belgeseliyle (Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel) tanıma fırsatım oldu. Minimalizm üzerine esip gürleyen bu arkadaşlar, -kısmen- usturuplu minimalizm belgeselleriyle beni kısa sürede tavlamayı başardılar. Sonra aynı adamların bir blogu (The Minimalists) ve yayınlanmış iki kitabı olduğunu öğrendim. Bir süredir zaten “minimalizm” olayıyla kafayı bozmuştum. Biliyor musunuz, hayatımdaki fazlalık ıvır zıvırları atma konusunda inanılmaz başarılıyım. Yenisini al deseniz, aynı üstün askeri başarıyı gösterebilir miyim bilmiyorum. Ama “Sat!” dediğinizde, göz açıp kapayıncaya kadar bir şeyleri satma potansiyelim var. Galiba ben doğuştan minimalistim…

Her neyse. Minimalizm belgeselinde enerjisi yüksek ikiliyi gerçekten beğenmiştim fakat belgeselde her şeyin yüzeysel anlatılması, beni kitaplarını okumaya itti. Sonuçta minimalizm hakkında daha derli toplu bilgi araklar, mutlu olurum diye düşündüm. Hemen aylık kitap listeme Minimalizm kitabını iliştirdim ve gelir gelmez birkaç günde bitirip bi’ kenara savurdum. Neden mi?

Minimalizm kitap yorumu

Acımasız olmak istemiyorum ama Allah aşkına bu kitabı yazan hiç kimse elini insafına falan koymamış mı lan? Dahası kimse mi “Yahu biz yazdık ama acep ne yazdık?” Diye kendini sorgulama ihtiyacı duymamış olm?

Gelin size kitabın içinde ne naneleri okuyacağınızı bir kaç cümleyle anlatayım. Böylece belki bir başkasını 129 sayfa, zaman ve para israfından kurtarırım. Hem bu tavrımla doğaya da 129 sayfalık bi’ kıyak çekeceğim garanti:

  1. “Eskiden bizlerin de 6 haneli maaşları vardı.”
  2. “Minimalizm yaşamın fazlalıklarından kurtulmaktır.”
  3. “Bu konu hakkında fazlasını The Minimalists blogumuzda bulabilirsiniz.”
  4. “Söylemiş miydim, eskiden 6 haneli maaşlarımız vardı?”
  5. “Bu konu hakkında fazlasını The Minimalists blogumuzda bulabilirsiniz.”
  6. “Evet, birkaç yıl önce 6 haneli maaşlarımız vardı…”
  7. “Artık mutluyuz ve siz de mutlu olabilirsiniz. Ne mi yapmanız lazım? Çok da şeapmayın ya! Biraz üstünüze başınıza yediğinize içtiğinize dikkat edin. Çok salmışsınız bu aralar. Birkaç sene önce biz de öyledik. Olsun, yeter, minimalist olana çok bile!
  8. “Bu konu hakkında fazlasını The Minimalists blogumuzda bulabilirsiniz.”
  9. “Daha önce söylemiş miydik bilmiyorum ama, birkaç yıl önce bizim de 6 haneli maaşlarımız vardı ama mutlu değildik.”

Eeee yani amına koyayım?

Tüm tiyatro bundan ibaret… Minimalizm’i okurken aklıma hep şu soru geldi: Madem bu kitapta bir bok anlatmayıp, her anlatmanız gereken şeyde blogunuza referans verecektiniz, neden o zaman kitap yazdınız? Sonra bu kitabın sadece daha fazla insana ulaşmak uğruna yapılan bir pazarlama stratejisi olduğunu kavramaya başladım. Minimalizm’i okuyan ve kafası az buçuk çalışan birinin bunu anlaması çok sürmese gerek. Ha, makine biraz yağlı jeton geç düşüyor derseniz ona da saygı duyarım.

Öncelikle zaman, sonra kağıt ve en son para israfıydı. Minimalizm’i okumak bana bir şey kaybettirdi mi derseniz, hayır. Asıl sorun aynı şekilde kitabın bana hiçbir şey kazandırmamış olması.

Minimalizm kitap yorumu, elleştirmesi ve bencesi

Minimalizm kitabıyla hedeflenen veya en azından pazarlanan: Anlamlı bir yaşam sürmek. Fakat bana öyle geliyor ki, söz konusu arkadaşlara hiç “Oğlum yapmayın etmeyin, bak buradan milyonlarca kilometre öteden ananıza babanıza söverler.” diyen olmamış.

Her iki arkadaş da kendi dallarında başarısız yazarlar. Dahası, ecnebi arkadaşlarımızın Storytelling muhabbetine kiliseye ayine giden Müslüman kadar yabancı oldukları da kaldıraç kuvvetli bir gerçek. Bir de bu arkadaşların nasıl patlayıp gittiğini, bloglarını falan onca insanın okuduğunu aklım almıyor. Diyorum ya, Amerika gerçekten fırsatlar ülkesi

Kitap kendince, bir vakit kalemle geriye sardığımız kasetler gibi hayattaki 5 önemli değerin ne olduğu hakkında cırlayıp duruyor. Genel olarak bende dürtmüklediği duygulara bakarsam, Minimalizm kitabının 3. sınıf bir kişisel gelişim kitabı rüyasından ötede sınıflandırmam imkansız. Hatta bence “görülmemiş rüya” veya “görülememiş rüya” diyerek tam hakkını vermiş oluruz.

Kitapta hissettiğim en büyük eksiklik minimalizmden kopuk olması. Zaman zaman “Ben şimdi nereye geldim yaa?” havasına girmemeniz imkansız. Şöyle düşünün, lokantaya çorba içmek için gidiyorsanız, çorba içmek istersiniz. Lokanta sahibinin sizi “Abi bee, benim hemen üst sokakta başka bir lokantam var, oraya git çorbanın kralını içersin.” diyerek, Yandex Navigasyon gibi beni oraya buraya sallaması pek hoş değil. Daha önce de söylediğim gibi, blogları varken neden böyle bir kitap yazdıklarına zaten hala akıl sır erdirebilmiş değilim…

Son sözler

Minimalizm üzerine kitaplar okumaya mutlaka devam edeceğim fakat bir gün siz de minimalizmle kafayı bozarsanız, aman diyeyim Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus’un zincirleme kaza eseri yazdığı Minimalizm kitabıyla paranızı ve zamanınızı çarçur etmeyin.

Dipnot: Bu kitabın hazırlanması, yayınlanması ve satışa sunulmasında katkısı olan herkesi Allah bildiği gibi yapsın!

Yorumun mu Vardı? Buradan Alayım;

Bölüyorum ama... 🙂

Neredeyse 2 dakikadır buradasın. Facebook sayfama bir Like atarak bana destek olabilirsin. Teşekkürler! 👏👇