Kişisel Blog ile Para Kazanılır mı? Paraya Para Demiyor Muyum? - Burak Göç
kişisel blog
Bloggingİnternet

Kişisel Blog ile Para Kazanılır mı? Paraya Para Demiyor Muyum?

Cem Yılmaz’ın şu okkalı sözünü çok seviyorum; “Ben para kazanmak için bir şey yapmadım. Bir şey yaptım para etti.” … Aynı şekilde ben de severek bir şey yaptım. Sonra bi’ baktım ulan harbi harbi para ediyor! Başladım üzerine eğilmeye ve adım adım geliştirmeye. Bu konuda internetin dört tarafını okyanus gibi saran popüler başlıkları göreceksinizdir. “Blog yazarak öyle kazandım.”, “Blog yazarak şöyle ettim.”, “Blog yazdım, bu bayram kurbanlığın parası çıktı.” ve daha niceleri…

Peki, harbi harbi kişisel blog yazmak para kazandırıyor mu? Dahası ben paraya para demiyor muyum?

Kazanan bir Kişisel Blog Olma Yolculuğu

kişisel blog para kazanmak

İçeriğin dibini vurmak, doğru frekansı yakalamak

Baştan söyleyeyim. Blog sektörü, YouTube dünyası gibi sikimsonik bir şey değil. “Bakkala hesap ödemeden kaçtık!!!” Yok efendim; “Babama anne dedim!!! (Dayak Yedim!)” gibi saçmalıklar bu dünyada yemiyor baba. Zaten bu tür şeyleri izleyen kitle bellidir.

Clickbait’in kurbanı olup, meraktan izleyen üç beş vatandaşı şöyle bir kenara ayırırsak, bunları izleyen arkadaşların kuşa taksak ters uçacak zekaları var. Oysa blog okumaya dayılı bir iş. Yeri geliyor inşaat mühendisi adam açıp inceliyor, yeri geliyor sektörün bilindik isimleri blogunu ziyaret ediyor. E şimdi, oradaki adama satacağın palavrayla buradaki adama satacağın palavra bir olabilir mi? Elbette olamaz.

Onun için kazanan bir kişisel blog olma yolculuğu bir YouTube kanalı yolculuğundan çok daha zor ve meşakkatli ilerliyor. Doğru içeriği oluşturmak, bir blog sesi oluşturmak hakkaten fena bişiii. 4 sene olmuş ama yeri geliyor hala tıkanıp ıkınıp olduğum yerde kalıyorum. Mevzu yazacak bir şey bulamamak değil, mevzu yazdığın içeriği her zaman aynı ton ile okuyuculara aktarmayı başarmak.

Tema işleri adam şişler

Eee içeriği hallettik ya sonra? Şimdi tema diye bir illet var baba… Kendime her sene 1 tema kuralını koymamın farklı nedenleri var. Güzel ve blogunuzun tarzıyla uyuşan bir tema bulmanız yetmiyor. Diğer insanlar sizi deli gibi kopyalıyor. Bu kopyalanmayı görünce inanın sizin yüzünüz kızarıyor ama onu kopyalayan adamların yüzü kızarmıyor.

Temayı geçtim, sırf biraz albenili diye benim iletişim sayfamı kullanan 10 farklı blog vardı! Yahu mübarek, madem bu kadar yaratıcı olmaktan uzaksınız neden blog açıp bir şeyler yapmak için kendinizi yırtıyorsunuz? Yapmayın abi. Bırakın bu işi hakkıyla yapan vatandaşlar yapsın. Be dalyarak ben senin yüzünden her sene aynı sayfaları tekrar tekrar oluşturmak zorunda mıyım?

Kıskançlığın medeniyetine hoş geldiniz!

Kimse kimseyi yemesin. Bizim ülkede başarılı olan insanları çılgınlar gibi kıskanma huyumuz var. Neden? Çünkü adamın bir ideali yok. O adam ben şu alanda başarılı olacağım demiyor. Bir şekilde parayı bulmak, herkesin tanıdığı bildiği biri olmak istiyor. Bunu yapamayınca, bari yapmaya yaklaşan ibnelerin de ayağını kaydırayım düşüncesi açığa çıkıyor.

Bunu sakın kendini övmek olarak algılamayın. Benim başarılı olduğum birkaç konu var. Bu kişisel blogda bence bunlardan biri. Gerçekten öyle olmalı ki, insanlar hasetle yaklaşıp yer geldiğinde beni itin kıçına sokuyor. Buna şimdiden hazır olun arkadaşlar. Sadece internette değil, sokakta da cadde de işte de aynı muhabbet karşınıza çıkınca beni anlayacaksınızdır.

Zaman her şeyin ilacıdır; paranın bile!

Ne tarz bir blog açarsanız açın. Blogunuzu sabah kurup akşam size kazandırmasını bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Benim blogum üzerinden konuşmamız gerekirse 2013’te kurulmuş bir blogdan bahsediyoruz. Yani hemen hemen 4 senedir bu blog için vakit ayırıyor, altyapısı başta olmak üzere içeriğine kadar sayısız şeyle uğraşıyorum.

Blog deyip geçmeyin. Her gün ayrılan vakit, yapılan pazarlama çalışmaları, içerik oluşturmanın arka planı, sunucu masrafları, yazılım masrafları vs derken ciddi zaman ve maddi kaybınız oluyor. E bırakın da bunu karşılayacak gelirimiz olsun bi zahmet.

Bu dünyadaki her şey pazarlamadır!

kişisel blog yazmak

Bu dünyadaki her şey pazarlama ve pazarlamanın bir ürünüdür arkadaşlar. En basitinden bir kız arkadaşınız olduğunu düşünün. Sürekli evde oturup akşamlarını kahvehanede okey ve batağın dibine vurarak geçirirseniz bir kız arkadaşınız olur mu, olmaz. Yeri geldiğinde kendinizi pazarlar ve istediğinizi elde edersiniz.

Bu internet ve fiziksel ürünler için de aynı şekilde işler. İnsanlar siz onlara ne isteyeceklerini gösterene kadar gösterdiğinize ihtiyacı olduğunu düşünmezler. Gösterdiğinizde ise bunu ihtiyaç kabul edip imkanı dahilinde ona erişmeye çalışırlar. Eğer bu düzen bu şekilde işlememiş olsa herkesin elinde iPhone olmazdı. Pazarlama dünyasında yaşıyoruz. Kendinizi, fikirlerinizi, işinizi hatta yeri geldiğinde kişiliğinizi en iyi şekilde pazarlamanız gerekir. Blogunuzu da en iyi şekilde pazarlamalısınız.

Ben Paraya Para Demiyor muyum?

Gerçekçi olalım, Türkiye’de kişisel blog ile hayatınızı idame ettirecek gelire sahip olmanız işten değilken paraya para demeyecek kadar kazanmanız hayal dünyasında kalır. Evet blogum artık kazanıyor ama yapılan ciddi çalışmalara rağmen bazen bana günde bir kahve, bazen bir yemek ısmarlıyor. Çok ileri gittiği dönemlerdeyse en fazla arabamın sigortasını ödüyor, muayenesini yaptırıyor. Arada bir de bana gezip görmelik birkaç depoluk gaz parası bırakıyor ama bana yeni bir araba almıyor.

Bunlar henüz 4. Senesini dolduran özenle işlenmiş bir blogun sadece ayak sesleri. Yakın gelecekte olmasa bile bir gün kişisel blogumun beni emekli edeceği günlerin hayalini kuruyorum. İşte o zaman belki farklı bir yazıyla buraları meşgul edebilirim. Şimdilik, olaysız dağılabiliriz.

Merhaba Ben Burak! Türkiye'nin İstanbul eyaletinde yarı zamanlı Süpermen olarak çalışıyorum. Arta kalan zamanlarımda beyaz klavyeli şövalye olarak bloglar ve internet siteleriyle savaşıyorum. Ha, bir de kız vermeleri için üniversite mezunu olma çabam var. Daha fazlası için hakkımda sayfasına bakabilirsiniz.

2 Yorum “Kişisel Blog ile Para Kazanılır mı? Paraya Para Demiyor Muyum?

Yorumun mu Vardı? Buradan Alayım;