Tamamen Kişisel

İstanbul’dan İzmir’e Taşınmak; İzmir’de Bir İstanbul’lu Olmak

Son zamanlarda buralara pek uğrayamadığımın farkındayım. Blog biraz çorak kalmış, e tabi biraz da boynu bükük. Harbi lan hayalet kasabı gibi olmuş olm burası. Leş gibi de kokmuş, az camı Sidebar’ı filan açıp havalandırmak lazım içersini.

Yalnız öyle boştan beleşten bahaneler yüzünden değil bu hayalet kasaba muhabbeti. Hayatımda yaşadığım ciddi değişikliklerden dolayı uğrayamıyorum bu topraklara. İstanbul’da doğmuş ve İstanbul’da büyümüş biri olarak ilk defa iş nedeniyle farklı bir şehre taşınma gibi bir durum var başımda.

1 haftadır evimden barkımdan, ailemden ve terliklerimden, hatta balkonda sevdiğim kediden uzaktayım. Kaderin ağ örgüsü modeline bakacak olursak baya uzunca bir süre de evimden uzak kalacağım.

 Hatta bir dakika lan, ben bundan sonra böyle bildiğiniz İzmir’li olacağım. Daha çok taze İzmir’li olduğum için İzmir hakkında size öyle atıp tutacak pek bir şeyim yok. Henüz çok tazeyim bu şehirde böyle biraz daha vakit geçirip iyice deneyimlemem lazım. Yine de bazı şeyleri İstanbul’dan gelir gelmez fark ediyor insan.

Mesela İzmir’de trafik var diyorlar ama o trafik nerede var? Birileri çok iyi saklamış olmalı çünkü ben aradım aradım bir türlü bulamadım. Burada trafik dedikleri şeyi biz İstanbul’da kulağımıza damlatırız aga. Buna trafik denmez en fazla trafikcik denir. Bir de toplu taşıma araçlarının rahatlığı var ki, ona zaten söylenecek yok. Metroya bir bindim şok geçirdim lan.

Normalde biz İstanbul’da hangi metroya hangi saatte binersek binelim mutlaka itiş kakış gidiyoruz. Burada bırakın o derece kalabalığı böyle binip, boş bir yere oturarak gidiyorsunuz. Ne kadar tuhaf değil mi lan? Başka şehirlerde yaşayan arkadaşlar belki bizim bu tavrımızı yadırgayacaktır ama biz İstanbul’da metroya fındık kadar götümüzü sokamayan adamlarız. Böyle bi rahatı görünce ister istemez şaşırıyoruz.

İnsanlar konusunda da büyük bir farklılık var. Burada insanlar İstanbul’daki insanlara oranla daha bi saygılı. İnsanlar giyim tarzları konusunda da bir o kadar özgürler. Bu zaten medeni toplumlarda olması gereken bir şey ama Türkiye’den bahsettiğimizi unutmayalım. Muhtemelen aynı şeyleri İstanbul’da giyseler kim bilir başlarına ne rezillikler gelecek masum insanların.

Yıllardır bu bahsedilen basit kavramsal farklılıkları da İzmir’de yaşıyorsunuz. Simite gevrek, çekirdeğe çiğdem, salataya söğüş demeleri gibi bazı ufak farklılıklar var ama öyle insanların büyüttüğü gibi bir şey yok ortada. Bir de neden bilmiyorum ama burada midye çok ucuz lan. İstanbul’da tanesi 1.50 TL’ye yediğimiz midyenin aynısı burada takribi 25 – 50 kuruşa yiyorsunuz.

Sonuç olarak yeni çalışma ofisimle birlikte komple İzmir’e gelip bambaşka bir şehirde hayatıma başladım ki, bunu daha önceden hiç yapmadığımı düşündüğümde benim için kesinlikle farklı bir deneyim olduğu / olacağı gerçek. Muhtemelen daha birçok şey göreceğim ve bu gördüklerimle iyice tecrübe ettikten sonra bu yazının ikincisini daha detaylı olarak hazırlayacağım.

Yalnız, sadece 1 haftalık yaşantımla bile şunu kolayca söyleyebilirim ki; İstanbul’da biz yaşamıyormuşuz yaaavvv.

4 Yorum “İstanbul’dan İzmir’e Taşınmak; İzmir’de Bir İstanbul’lu Olmak

  1. Ahmet Burak Odabaş Yanıtla

    Her zaman hayalimdir İstanbul'dan taşınıp başka gelişmiş bir şehirde yaşamak. Deniz kenarı, sıcak hava ve trafiksiz bir yaşama hoş geldin. İzmirde yaşadığın deneyimleri ve gözlem yazılarını dört gözle bekliyorum. Sağlıcakla kal dostum 🙂

  2. Kurtuluş Yanıtla

    Yeni şehrinde ve yeni hayatında başarılar dilerim, merak etme yakın zamanda İzmir’de yaşayan bir İzmirli olursun 🙂 4 yıllık İzmir hayatımdan hareketle kesinlikle buradan sıkılmayacağını ve memnun kalacağını söyleyebilirim. Yolun düşerse Bornova’ya bir çay içmeye de beklerim 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni yorumları ve yorumuma verilen cevapları e-postayla bana bildir.

Neredeyse 2 dakikadır buradasın 👏

Okudukların ilgini çekti mi?

E-posta bültenime katıl, ilgini çekecek daha çok içeriği seninle paylaşayım!