Tamamen Kişisel

İlk Arabamı Aldım!

Bugüne kadar birçok farklı yazı yazdım ama açık konuşmak gerekirse galiba hiçbir yazının girişinde bu kadar zorlanmadım. İlk araba gerçekten farklı ve herkesin tatmasını istediğim heyecanlardan biri. Daha önceden motosiklet sürücüsüydüm. Hatta onu da ilk aldığımda şunu yazmıştım;”İlk Motosikletimi Aldım!” fakat ilk motosikletimi aldığımda bu kadar heyecanlandığımı sanmıyorum. Çünkü motosiklet ile yapabilecekleriniz gerçekten sınırlı.

Birde ben motorumu aldığımda henüz daha yaz aylarına girmemiştik ve ben dışarıdayken bile üşüyordum. Yani motorun üstüne çıktığımda daha çok üşüyecektim.Tabii, o zamanlar bir de öyle kaliteli motosiklet montu, motosiklet eldiveni filan da yoktu. Araba ise öyle bir şey değil. Her ne kadar dört tekerlek üstünde duran bir teneke parçası olsa bile aslında bir yerde insana özgürlük katıyor. Elinizdeki anahtarı çevirdikten sonra şayet deponuzda doluysa istediğiniz yere kadar gidiyorsunuz. Yağmurda ıslanmıyorsunuz, RoboCop gibi giyinmiyorsunuz ve en önemlisi muavin, durak, sinir bozucu şoför gibi kavramlardan uzaklaşıyorsunuz. İşin en güzel yanı da gitmek istediğiniz yerin tam kapısına kadar gidiyorsunuz. Peki, ilk araba alma maceram nasıl başladı?

Araba Seçimi işin En Zor Kısmı

serçe

Araba almaya karar verdiğinde öyle elimde çok fazla bir para yoktu. O nedenle hem parçası hem de fiyatı nedeniyle (biraz da nostalji işin içine kattım) ve Tofaş Serçe modellerine bakmaya başladım. Tabii şehir içerisinde yeterli olsa bile bu araçuzun yola gitmek istediğimde kesinlikle yeterli olmayacaktı. Ufak tefek olması ve yaşından dolayı beni sanayideki ustalarla baya baya kanka yapabilirdi. Kısa süre içerisinde Tofaş Serçe aşkından vazgeçtim.

golf-mk

Daha sonra zaman zaman yollarda karşıma çıkan Golf MK (ilk Golflerden) için fiyat araştırması yaptım. Evet, MK’lar fiyat açısından biraz zorlama ile en iyilerine sahip olabileceğim araçlardı. Fakat Golf’ler de hem çok masraf çıkartabilecek hem de parçası bulunamayacak olan araçlardı. İnternetten de araştırdığımda Golf MK sevdasından kısa süre sonra vazgeçmek zorunda kaldım.

renault-9

Tam bu sırada yaz aylarına geldik ve Babam işin ciddiyetini kavrayınca mağdur olmamam için ipleri eline aldı. Babam galiba 27-28 kere araba sahibi olmuştur. Bu süreç içerisinde baya ciddi bir deneyim kazandı. Düşündüğüm Tofaş Serçe ve Golf MK için Babam da benzeri mantıklı yorumlar yapınca gözümüzü dağ keçisi olarak da bilinen Renault 9 GTE Broadway orta kasaya çevirdik.

Renault Broadway GTE’yi gerçekten seviyordum. Broadway de çocukluğumun en güzel yılları geçmişti.Babamın güzel beyaz bakımlı bir Broadway’i vardı. Kışın en zor zamanlarında millet hıldır hıldır nasıl çalışır bu araba diye düşünürken bizim Bro. kolayca çalışır istediğimiz yere bizi götürürdü.Bunların da etkisi olsa gerek ki Broadway’de karar kıldık ve bakmaya başladık. O sırada tabii benim birikimimi biraz daha arttırmam da gerekecekti.Bro. piyasası baya saçmaladı. Rahatla binebileceğim Bro.lar ortalama9 bin ile 10 bin lira arasında satılıyordu ki bu arabalar o kadar etmez. Zira teknolojiden oldukça uzaklar. Sonra araç tercihi yönünü tekrardan başka bir yöne çevirdim.

palio

Bir süre düşününce Fiat Palio modellerinin de bana fazlasıyla arabalık yapabileceğine kanaat getirdik ve Palio baktık. Hatta çocukluk arkadaşımın da Palio’su vardı, gidip ona alıcı gözüyle baktık fakat fiyatı çok yüksek gelince ondan da caydık. En sonunda babamın öne sürdüğü fikirle Renault R19 Europa‘ya bakmaya başladık.

Nihai Karar R19 Europa

arabam

ikinci el araba alacağınız da sahibinden.com gibi internet siteleri en sadık arkadaşınız olmaya başlıyor. Çünkü herhalde bir gün içerisinde arkadaşlarınızla geçirebileceğinizden daha fazla zamanını bu internet sitesi üzerinden araba ilanlarını bakmakla geçiyorsunuz. Bu arabanın nesi var? O arabanın nesi var? O araba bundan daha mı iyi? derken bir 15 – 20 gün kadar sürekli olarak ilanları takip ettim. En sonunda gerçekten hoşunuza giden ve nispeten fiyatı da iyi olan bir Renault r19 Hatchback için görüştük.

Babam periyodik kontrolleri yaptıktan sonra “Alalım mı?” diye sordu. En nihayetinde pazarlık yapıldı ve arabayı aldık. Fakat ortada büyük bir sorun vardı ki günlerden Cumaydı. Yani arabanın elime geçmesi için 2 gün beklemek zorunda kalacaktım.

Geçmek Bilmeyen 2 Gün

2 Günlük bekleme süreci gerçekten zorlu geçti. Yani 2 gün sonra benim arabam olacaktı. Yaz veya kış fark etmeden istediğim her yere gidebileceğim ve ilk tercihimden çok uzakta bir araba olacaktı. Nihayetinde öyle veya böyle o 2 gün bir şekilde geçti ve ilk arabamı satın aldım.

Araba Alırken Hangi Kriterleri Aramalısınız?

Araba alırken bizim kriterlerimiz klima ve elbette hidrolik direksiyon oldu. Zaten arabayı aldığım ilk gün Tekirdağ’a gidince bu iki kriterden ödün vermediğim için ne kadar iyi bir iş yaptığımı tekrar anlamış oldum. Bunun yanı sıra mutlaka aracın hasar geçmişine vs bakın.

Şuanda bizim ufaklıkla birkaç ufak tefek sorunumuz var. Onları da kısa sürede halledeceğiz. Bu arada sigorta fiyatları harbiden uçmuş. En ucuz sigorta için 925 TL fiyat çıkarttılar. Ona da şükür ediyorum zira diğer tüm firmalar 1200 TL’nin üzerinde rakamlar sundular.

Umarım ki daha güzeli ve hayalinizi süsleyen bir araba sizin olur. Son olarak 1997 model bir aracın beni bu kadar mutlu etmesine yettiği için rabbime tekrar şükürler olsun.

6 Yorum “İlk Arabamı Aldım!

  1. Seyit Ali Yanıtla

    Ooo, hayırlı olsun, Allah kazasız belasız sürmeyi nasip etsin inşallah. İstanbul’a gelince şöyle bir bebek, pendik akalım abi 😀

  2. IBRA Yanıtla

    Tam yazıya kaptırdım kendimi derken bitti ya la.. O yukarda ki Golf MK ne kadar güzelmiş ya, ilerde sıkıntı çıkaracağını bile bile alabilirim. (Alamadı)
    Bence güzel bir karar, genelde f/p arabaları zaten 😀 Neyse hayırlı olsun, kazasız belasız gidip gelirsiniz umarım hocam 😀

  3. Usluer Yanıtla

    Hayırlı olsun Burak. O kadar yazmışsın ama arabayı kaça aldığını yazmamışsın. 🙂 Ben de bakıyorum şu sıralar. Araştırmalarıma göre 91-92 model Toyota Corolla veya 93 model Mazda 323 fena değil gibi. Benim de ilk kriterlerim arasında hidrolik direksiyon geliyor ama bakalım paramız yetecek mi. 🙂

    1. Burak Göç Yazar Yanıtla

      Gizlilik politikam gereği yazmadım baba 😀 Aman diyeyim sakın tek kriterin Hidrolik direksiyon olmasın, arabamla uzun yola çıktığım ilk gün “İyi ki kliması var.” diye derin bir oh çekmiştim. Öf çekmeni istemem mutlaka klimalı bir araç bak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni yorumları ve yorumuma verilen cevapları e-postayla bana bildir.

Neredeyse 2 dakikadır buradasın 👏

Okudukların ilgini çekti mi?

E-posta bültenime katıl, ilgini çekecek daha çok içeriği seninle paylaşayım!