Günübirlikçi Sevgiler ve Sevgililer… - Burak Göç
Aşk- MeşkTamamen Kişisel

Günübirlikçi Sevgiler ve Sevgililer…

Bazen farklı bir gezegenden buraya düşmüşüm gibi hissediyorum. Şans bu ya! “II. Mangal Gibi Yürekler Buhranına” denk gelmişim. Bu yüzyıl bir önceki kadar ateşli değil. Bu kez bir ömür değil, sabah yanıp akşam sönen mangal yürekler var gezegende. Tıpkı günübirlikçi tatilcilerin sabah yakıp, karanlığın basmasıyla sönmesini beklemeden bırakıp gittiği mangallar gibi…

Sabah her şey heyecan ve merakla başlıyor. Önce güzel bir ateş yakman lazım. Biraz çalı çırpı serpiştir ve bolca çaba sarfet. Ateşin hazırsa pişirmeye başlayabilirsin. Yalnız dikkat! Sakın sırayı karıştırma! Önce köfteler, sonra kanatlar. En son kalpleri kızartman lazım. Hepsini istediğin gibi pişir ama kalbi kızartırken iyice yelle. Kömür gibi kızarmış olmasına dikkat et. Öyle kızarsın, öyle kararsın ki, akşam bıraktığın mangalın ateşleri yandıkça, kalp kendini “Hala pişiyorum!” sansın. Topraktan yaratılmış bedenlerin ateşle imtihan edilmesi ne tuhaf şey öyle değil mi?

Bak saat geç oldu, toplanma vaktin geliyor. Şimdi ne mi yapacaksın? Önce şu yaktığın mangalı bir kenara bırakalım. Merak etme, üzülmene gerek yok. Nasıl olsa bir gün söner değil mi? Bu gezegende ateşi senin yakman, senin söndürmen gerektiği anlamına gelmiyormuş.

Güzelce kenara dök. Eline dikkat etmeyi unutma. Boşver, mangalın içinde kül ve kalp ağrısı kalabilir. O nasıl olsa kendiliğinden sönecek. Yine de başka bir orman yargını çıkarmak istemeyebilirsin, önlem almanda fayda var. Tamam, şimdi ateşe doğru yaklaş ve ona de ki “Artık sevmiyorum!”, “Ben bir başka günübirlikçi zaman kaybıyım, tıpkı diğerleri gibi.” Tebrikler! Üstüne düşeni fazlasıyla yaptın. Arkanda sönmeyi bekleyen bir mangal, soslu kanat kıvamında kızarmış bir kalp bıraktın.

En çok neye kızıyorum biliyor musun? Mangalı arkanda bırakıp giderken bir sürü çöp bırakmışsın!. Diğerlerine benzemediğini düşünüyordum. Çöplerini her gördüğümde vazgeçtim. Şimdi kendi kendine, ne kadar da diğerlerine benzemediğini düşünebilirsin.

Bir zamanlar ruhumuzu ısıtan ateşin, bir gün bendenimizi ve ruhumuzu soslu kanat gibi kızartması şaşılacak iştir. Kabul etmemiz lazım, farklı bir gezegenden geldik ve hoop kalbine dikkat! Çünkü burada günübirlikçi insanlar yaşıyor.

Yorumun mu Vardı? Buradan Alayım;