Kitap Yorumları

Dracula – Kitap Yorumum | Bram Stoker

Son 20 yılda altın çağını yaşaması ve bazen kültürel saplantılara kurban gitmesi sizi yanıltmasın!

Gecenin kan emici şeytanları tasviriyle vampirler ilk kez 19. yüzyılın başında karşımıza çıktı. 1897’de yayınlanan Bram Stoker’ın Dracula’sı ise edebiyatta vampirler için her şeyin başlangıcıydı…

Yoo, hayır. Stoker, vampirler hakkında ilk defa yazan yazar değildi. Fakat çalışmalarının sonraki kitaplar ve filmler için bir standart oluşturduğunu kimse inkar edemez.

Dracula Kitap

Gotik korku türünün klasik bir örneği olan Dracula’yı, henüz lisedeyken okumuştum. 10 yıl sonraki ikinci buluşmamızdan sonra hala Stoker Dracula’sının modern okuyucuları hayran bırakmayı sürdürdüğünü ve sizi de bırakacağını söyleyebilirim…

Dracula Kitabının Konusu

Jonathan Harker, müşterisi Kont Dracula‘ya Londra’dan bir ev satın alma konusunda yardımcı olmak için Transylvania’yı ziyaret ediyor. Ziyareti sırasında, müşterisi Kont ve kalesi hakkında korkunç keşifler yapıyor.

Kısa süre sonra, İngiltere’de bir dizi rahatsız edici olay açığa çıkıyor: İnsansız bir gemi Whitby’de limana çakılıyor, genç bir kadının boynunda garip işaretler görülüyor ve bir akıl hastanesi mahkumu ’Efendisinin’ yaklaşmasıyla övünüyor…

Bram Stoker, uğursuz Kont Drakula ve dünyayı aydınlığa kavuşturmaya kararlı bir grup arasındaki akıl savaşına, korku türünün başyapıtı Dracula ile sizi de davet ediyor!

Dracula Kitap İncelemesi

Korku edebiyatının mihenk taşı kabul edilen Dracula kitabı; ana karakterler tarafından yazılan günlükler, mektuplar ve bazen gazete kupürüyle desteklenen bir koleksiyon halinde ilerliyor.

Jonathon Harker’ın günlüğüne karaladıklarıyla başlayan roman, Harker’ın Transilvanya’nın Karpat Dağları’na yaptığı zorlu gezisi ve Londra’dan gayrimenkuller satın almak isteyen Kont Drakula’ya ziyaretiyle hız kazanıyor.

Hikaye boyunca: Mina Murray (Jonathon’un nişanlısı), Dr. Seward (Lucy’i tedavi eden doktor), Dr. Abraham Van Helsing (Seward’ın Hollandalı meslektaşı), R.M. Renfield (Seward’ın sinek yiyen hastası) ve Lucy Westenra (Mina’nın en iyi arkadaşı) tarafından yazılanları okuyoruz.

Bu hikaye anlatımı formatı, birden fazla bakış açısı sağlarken, mantıksız görünen kimi olayları inandırıcı ve korkunç kılıyor.

Zor durumdaki zayıf küçük hanımlar, ölümsüz sevginin tutkulu konuşmaları ve korkusuz şövalyelik gibi her türlü romantik edebi gelenekle dolu roman, bize Viktorya Dönemi kökenlerini her fırsatta gösteriyor.


1921’de sessiz film Nosferatu’dan, HBO’nun True Blood vampir dizisine, kitap ve film uyarlamalarıyla milyonlara ulaşan Twilight’dan Vampir Günlükleri’ne dek, Dracula’nın izlerini her yerde görmemiz mümkün.

Daha nice adaptasyon yapımın varoluşuna kaynak sağlayan roman; Dracula, hiç şüphesiz 19. yüzyılın en etkili eserlerinden biri. Üzerinden asırlar geçmiş olmasına rağmen, hala korku türü severleri için okumaya ihtiyaç duyduğu coşkuyu sunduğunu, notlarım arasına ekleyebilirim.

Gitmeden Önce…

Okuduğum kitaplara dair sürekli ve haftalık olarak blogluyorum. Ekranın üstünde gördüğünüz çan ikonundan tarayıcı bildirimlerinize açarak veya haftada 1 ziyaret ederek, okuma listenizi genişletecek fikirler kapabilirsiniz. 😊

Drakula kitabı hakkında sen ne düşünüyorsun? Yorumların burada değerli: Gönder gelsin!

Burak Göç

Ben Burak! Mekanın sahibi ve pek az özelliği olan biriyim. M.S 2013’ten beri üşenmeden başımdan geçenleri paylaşıyorum. Boş konuşmayla sayıklama arasında ben yazıyorum, sen okuyorsun; öyleyse varım!Ama, olmayabilirim de…Şaka şaka, varım.Hayır, yokum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni yorumları ve yorumuma verilen cevapları e-postayla bana bildir.