Evdeki Macİnceleme Atölyesi

Apple Magic Trackpad 2 İncelemesi: Tek Rakibim Mozart!

Ünlü besteci Morton Feldman, 1965 tarihli bir makalesinde “keşke” diyordu, “Mozart’a rakip olmamı sağlayacak kadar rahat bir sandalye bulabilseydim!”

Hiç kuşkusuz, Mozart’ın bileğini bükmek için Feldman’a rahat bir koltuktan fazlası lazımdı. Peki, ona gerçekten Mozart’ı alt edebileceğini düşündüren şey neydi?

Çalışma rutininin ruhuna inanan bir bestekar olarak Feldman, ekipmanların çalışma kalitesine arttırdığını düşünüyordu. 61 yaşında hayata gözlerini yumduğunda, ne yazık ki henüz Mozart’ı alt etmesine yardımcı olacak kadar rahat bir koltuk bulamamıştı.

Feldman belki Mozart’ı alt edemedi ama ardında çok güzel çalışmalar bıraktı. Bize de boş geçmedi ve altın niteliğinde bir öğüt bıraktı:

Çalıştığınız ekipmanı doğru seçerseniz, belki Mozart’a bile rakip olabilirsiniz!

Tıpkı Feldman gibi ben de çalışma ekipmanlarının konforu, konforun ise üretkenliği arttırdığını düşünenlerdenim.

Bu yüzden, bilgisayar kullanırken vücudum ve bileklerimdeki baskıyı-ağrıyı düşürmek adına birçok şey yaptım ve yapmaya devam ediyorum.

Mesela, neler mi?

22 yaşımdan sonra klavye kullanma alışkanlığımı baştan sona değiştirdim. Touch Typing tekniğiyle yazmayı öğrendim. Kaliteli bir masa, fare ve koltuk gibi, çalışma konforumu arttıracak onlarca donanım ve yüzlerce yazılıma para harcadım.

Anlayacağınız, kendi 9. senfonim, sağlığım ve konforum için bugüne dek hiçbir masraftan kaçınmadım. Magic Trackpad 2 de, bu zincirin yeni bir halkası oldu.

Magic Trackpad 2’ye Neden İhtiyaç Duydum? Sebebi Neydi ki?

  • Bilek sorunlarım var. Ne kadar ergonomik bir fare ve bilek destekli pad kullanırsam kullanayım, hepsi uzun vadede ağrıya neden oluyor. Fare kullanırken sürekli aynı hareketleri tekrarlıyoruz. Bu da, zaten ponçik bileklerim için Karpal Tünel Sendromuna davetiye çıkarıyor.
  • macOS işletim sistemi fare değil, Trackpad’in etrafında dönüyor. Tüm işletim sistemi Trackpad konforuyla kullanılmak üzere tasarlanmış. Birkaç yıllını macOS ortamında geçiren kullanıcıların bu konuda bana katılacağını düşünüyorum.
  • BetterTouchTool yüklü bir Mac’i, Trackpad ile kullanmak eşsiz deneyimi parmak uçlarınıza getiriyor. BetterTouchTool’u, Mac sahibi olduğum ilk günden beri kullanıyorum ve kullanıcı deneyimini Stratosfere çıkardığına inanıyorum. Magic Trackpad 2, benim için bu deneyimi bir üst katmana taşımayı vaat ediyordu.
  • İşime ve kendime yatırım yapıyorum. İşim ve faydalı teknoloji için yaptığım yatırımların/harcamaların geri dönüşünü fazlasıyla alıyorum ve her zaman aldığımı gördüm. Onun için beni ileriye götüreceğine inandığım tüm donanım ve yazılımlara büyük bir zevkle harcama yapıyorum.

Veee Motor: Apple Magic Trackpad 2 İncelemesi

Bilirsiniz, Sezar’ı gömmek, onu övmekten kolaydır. 2015 yılında ilk MacBook’umun Trackpad’iyle tanıştığımda resmen aşık olmuştum. O kadar rahat bir kullanıcı deneyimi vaat ediyordu ki! Elimden gelse Trackpad’in adını yollara, dillere ve gönlüme yazacaktım.

Apple, sonraki yıllarda rahat durmadı. İlk tanıştığım Trackpad’in üstüne gül koklamama neden olacak bir ürün geliştirdi: Apple Magic Trackpad 2!

Trackpad yeni ve kıyak teknolojilerle cilalanmıştı. Şu an yeni nesil MacBook’larda kullanılan bu dokunma girişi, aynı zamanda ayrı bir donanım olarak Magic Trackpad 2 adı altında satılıyor. Olaya Trackpad cephesinden bakarsak, Apple Magic Trackpad 2 günümüz itibariyle bir teknoloji severin sahip olabileceği en iyi izleme dörtgeni vasfını omuzlanıyor.

Peki, Apple Magic Trackpad 1’den sonra, gözlerimizin yuvalarından fırlamasına neden olan Magic Trackpad 2 neleri değiştiriyor?

Kaputun Altı, Üstü ve Yanı – Yeni Sezar Sahada!

Magic Trackpad 2’nin önceki sürümüyle arasında devrimsel farklar var. Magic Keyboard ile boyu boyuna, huyu huyuna tasarımı ve daha geniş bir elleşme alanı, ilk göze çarpan detaylardan…

Bakın burası çokomelli! Çünkü işler ilginçleşiyor: Magic Trackpad 2’nin fiziksel tuşları yok. Peki, hiç tuşu olmayan Trackpad nasıl çalışıyor?

Şöyle düşünün: Yaptığınız tüm tıklamalar, elleşmeler ve oynaşmalar, Apple’ın Haptic Feedback adını verdiği geribildirim teknolojisi sayesinde hissediyorsunuz. Tıpkı iPhone 7 ve muadili cihazlarda, basılmayan, ama bastığınız hissiyatını size gönderen home tuşu gibi düşünün…

Hemen aşağıdaki Taptic Engine, titreşimin nasıl oluştuğu ve parmağınıza gönderildiğini anlamanıza yardımcı olacaktır.

Trackpad’de bir tıklama yaptığınızda Magic Trackpad 2, parmağınıza “tıklamış hissi” uyandıran, titreşimle karışık bir geri bildirimde bulunuyor. Bu sayede, aslında hiçbir fiziksel tuşa tıklamamanıza rağmen Magic Trackpad 2, size gerçek bir tuşa tıklamışsınız hissiyatı veriyor.

Artık Trackpad’iniz pili bittiği için gecenin bir vakti nöbetçi bakal aramanıza da gerek yok. Magic Trackpad 2 sıradan çinko piller yerine dahili bataryasıyla çalışıyor ve şarjı “en son ne zaman şarj ettiğinizi unutuncaya kadar” bitmiyor. Önceki sürümlerde olduğu gibi Magic Trackpad 2 de Lightning kablosuyla şarj ediliyor.

Zarifliği ve kullanım kolaylığı bir yana dursun. Magic Trackpad 2 ile Force Touch teknolojisi masamıza bağdaş kuruyor. Force Touch sayesinde Magic Trackpad 2, çoklu tıklamalarınızı -bastırma ve abanma arasındaki farkı- artık anlayabiliyor.

Ya, bu ne işe yarıyor?

Şöyle: Sıradan bir tıklamada işletim sistemi farklı tepki verirken, sert bastırdığınızda daha farklı bir aksiyon alabiliyor. Bunu bir örnekle açıklayayım…

Bir kelimenin üzerine gelip, yalnızca tek bir defa dokunduğunuzda, Magic Trackpad 2 kelimeyi (highlight) işaretliyor. İmleç kelimenin üstündeyken sert bastırdığınızdaysa Magic Trackpad 2 bu kez sözlük ve diğer aksiyonları açabiliyor.

(Elbette ben tüm bu aksiyonları BetterTouchTool’u kullanarak kendime göre özelleştiriyorum.)

Yani, Trackpad hareketlerini özelleştirmekten zevk alıyorsanız, Force Touch’a sahip Magic Trackpad 2’ye resmen bayılacaksınız!

Magic Trackpad 2 ve Kullanıcı Deneyimi

Donanımsal bölümü sağ salim atlattık ama bitmedi!

Magic Trackpad 2’nin damarlı fiyatına değip değmediğine karar vermek için, bu bölümde anlatacaklarımı bilmenizde fayda var.

Magic Trackpad 2’yi almadan önce aklımda şu sorular vardı:

  1. En önemli soru: Kullanım konforu nasıl? Bilek ağrılarına deva olur mu? Uzun süre kullanılabilir mi?
  2. macOS ile kullanıcı deneyimi nasıl?
  3. Alışma süreci nasıl olacak? O kadar para vereceğiz, elimizde patlar mı? (Mecaz yapmadım)
  4. Standart fareler vs Magic Trackpad 2 karşılaşmasının kazananı kim olur?
  5. Bu Trackpad, benim Mac’tekinden büyük. Önemli olan boyu mu, yoksa işlevi mi?

Magic Trackpad 2’yi almadan önce, bu soruların cevabını hem yerli hem yabancı kaynaklarda aramış fakat istediğim cevaplara ulaşamamıştım.

Şimdi, yanıtları ben vereyim ki, ödeyeceğiniz damarlı fiyata değiyor mu, değmiyor mu, kararınızı verin.


01. Magic Trackpad 2 ve Kullanım Konforu

Daha önce söylediğim gibi; en konforlu fareleri, en iyi bilek destekleriyle kullanıyordum. Tabii günün 12-13 saati bilgisayar kullanıyorsanız, taş olsa çatlar. Güzel haber: Magic Trackpad 2 çatlamıyor!

Neden mi?

Trackpad kullanmak, farelere kıyasla bileklerinizde daha az baskı oluşturuyor. Çünkü, tüm gün aynı hareketleri tekrarlamıyorsunuz. Burada özel Gesture’ların payı büyük. Olabildiğince el ve bilek hareketlerimi farklılaştıracak Gesture’lar kullanıyorum. Fare kullandığım döneme kıyasla; elimde ve kolumdaki uyuşmaların neredeyse tamamını Magic Trackpad 2 sayesinde yok oldu.

Magic Trackpad 2’nin bilek ve koldaki ağrıyı sancıyı düşürmek için birebir olduğu doğru FAKAT sadece doğru kullanıldığında

Dikkat etmeniz gereken önemli ergonomi ipuçları var. Aşağıdaki videodaki abi, bunları tane tane açıklıyor:

Benim de özetlemem gerekirse:

  • Trackpad’i kullanırken bileklerinizi -kısa süreli dinlenme molalarınız hariç- asla masaya dayamayın.
  • Tıklama ve fare imlecini hareket ettirme gibi aksiyonlarda işaret parmağınız yerine orta parmağınızı kullanın. Biliyorum, alışmak kolay değil. Ama inanın zamanla alışıyorsunuz…
  • Trackpad kullanırken bileğinizle birlikte kolunuzu da iş düşüyor. Şöyle düşünün: Trackpad’i, bileğiniz sanki kolunuzda askıda kalan bir neseneymiş gibi kullanmanız gerekiyor. İlk başlarda bu kullanım çok rahatsızdı ve vücudum sürekli, ‘bileğimi masaya dayamam gerektiği’ sinyalini gönderiyordu. Neyse ki bir süre sonra insan buna da alışıyormuş.
  • Uzun dönem Trackpad kullanıcısı olmak, bana şunu da öğretti: Kullanmadığınızda elinizi Trackpad’in üstünde armut gibi bekletmenin hiçbir manası yok. Elinizi – kolunuzu salabilir veya masanın güzel bir yerinde, uygun konumda dinlendirebilirsiniz.
  • Olabildiğince tıklama yerine, dokunmayla işi halledebileceğiniz aksiyonlar atayın. Tıklamak, parmak ve bileklerinizi dokunma ile kıyasladığımızda daha fazla yorar.

Magic Trackpad 2’yi almadan önce aklımı kurcalayan en önemli soru şuydu:

“Bu aleti olimpiyat koşucusu çalışma şartlarında kullandığımda ne kadar konforlu olabilir?”

Sorunun cevabı: Bir kez alıştığınızda, bir daha asla fare kullanmak istemiyorsunuz. 12-13 saatlik uzun süreli kullanımlarda bile Magic Trackpad 2 epey konforlu bir donanım.

02. macOS ile Kullanıcı Deneyimi Nasıl?

Apple kütür kütür iMac satıyor fakat popüler kültür, çantasına atıp gidebildiği cihazlarla mutlu: MacBook!

Magic Trackpad 2’yi macOS’de vazgeçilmez kılan birçok özellik var. En önemlisi macOS’in gerçekten Trackpad deneyimi düşünülerek tasarlanılmış olması.

Her Mac kullanıcısı, Mac’lerin MacBook’lar düşünülerek tasarlandığını hissetmiştir. Apple’ın Magic Mouse’larının Trackpad’e benzer Gesture’ları kullanıyor olmasının nedeni de bu. Aradaki geçiş yumuşatılıyor ve farenin hala temel Trackpad hareketlerini yerine getirebilmesi sağlanıyor.

Bu açıdan baktığımızda, Magic Trackpad 2’nin, macOS ile örtüşen bir deneyim sunduğu aşikar. Hepsi bu kadar değil! Bir de kullanabileceğiniz ekstra yazılımlar var!

  • BetterTouchTool: Magic Trackpad 2’nin asıl gücünü ortaya çıkarıyor. Tüm Trackpad hareketlerinizi kendinize göre özelleştirmenize yardımcı oluyor. BTT sayesinde Magic Trackpad 2, adeta beynin donanımsal bir uzantısına dönüştürülebiliyor.
  • 3 Finger Drag (3 Parmakla Sürükleme): Trackpad ile bir şeyleri sürüklemenin veya metin seçmenin ne kadar sinir bozucu olacağını tahmin ediyorsunuzdur… macOS’in 3 parmakla sürükleme özelliği bu sorunu çözüyor. 3 Finger Drag sayesinde, metinleri hızlı ve kolayca seçip, nesne veya pencereyi doğal el hareketlerinizle sürükleyebiliyorsunuz. 3 Finger Drag’i nasıl aktif edeceğinizi öğrenmek için buraya göz atabilirsiniz
  • DwellClick: Bazen ardı ardına tıklama yapmanız gereken durumlar oluyor. Tıklamaları Magic Trackpad 2’de dokunarak yapmama rağmen yorucu olabiliyor. DwellClick, hiçbir tıklama veya dokunmaya gerek kalmadan tıklama aksiyonu almanızı sağlıyor. Mesela, bir linkin üzerine gidip elinizi Trackpad’den kaldırdığınız anda, o sizin için tıklamayı yapıyor. DwellClick’i nadiren kullanıyorum ama epey işime yarıyor. DwellClick ile ilgilenirseniz, şuraya göz atabilirsiniz.

03. Alışma Süreci Nasıldı?

Magic Trackpad 2’yi kullanmak, F-16’yı havada asılı tutmak gibi bir olay değil. Yine de alışmak için zaman ayırmak gerekiyor. Magic Trackpad 2 ile geçirdiğim ilk 3 gün tam bir eziyetti. Bu süreçte, Magic Trackpad 2’nin MX Master’a alternatif olamayacağını düşünmeye başlamıştım.

4. gün, eşek yüküyle parayı sokağa bıraktığım hissiyle soğuk terler döktüğümü itiraf etmeliyim. Neyse ki, sonradan her şey rayına oturdu. Ben de kerataya ısındım.

Her şeyin yola girmesi 1 haftadan biraz fazla sürdü. Taşlar yavaş yavaş yerine oturdu ve ilk 1 aydan sonra, Magic Trackpad 2’nin ne kadar büyük bir kolaylık olduğunu parmak uçlarımda hissetmeye başladım.

04. Sıradan Fareler vs Magic Trackpad 2

Bu sorunun cevabı, ihtiyaçlar dengesine göre değişecektir. Bir metin yazarı, içerik editörü veya sosyal medya danışmanı için Magic Trackpad 2 kullanışlı olabiliyor. Fakat yazılımcı ya da grafikerlerin hareketlerini kısıtlayabileceğini düşünüyorum.

Benim açımdan: Magic Trackpad 2, kesinlikle MX Master’a göre daha kullanışlı ve konforlu bir alternatif oldu. Alışma sürecini atlattıktan sonra sadece bir kere MX Master’a elimi uzattım. O da, fare kullanma hissiyatının nasıl bir şey olduğunu tekrar hatırlama merakımı gidermek içindi.

05. Trackpad: Önemli Olan Boyu mu? Yoksa İşlevi mi?

Magic Trackpad 2’ye alışma sürecinde dikkat edilmesi gereken birçok şeye yukarıda değindim. Bunların dışında tek bahsetmemiz gereken Magic Trackpad 2’nin boyutu…

MacBook Air’imdeki Trackpad, Magic Trackpad 2’den hayli ufaktı. Bu yüzden Magic Trackpad 2’ye alışmak için ekstra efor sarfetmem gerekti. Bir de Force Touch mevzusu var. MacBook Air’imde Force Touch olmadığından ofiste Ferrari kullanıp, sahada Şahin’e biniyor gibi hissediyorum.

Magic Trackpad 2, kolayca uçup kaçabildiğim, her hareketimi algılayan bir donanım iken; MacBook Air’imdeki Trackpad’im artık küçük ve işlevsiz bir donanım gibi hissettiriyor. Magic Trackpad 2’de kolayca yaptığım Gesture’ların bir çoğunu MacBook Air’imin TouchPad’i ya tanımıyor, ya geç tepki veriyor ya da yanlış Gesture’u algılıyor.


Son Sözler

Magic Trackpad 2, severek kullandığım, uzun süre masamdan ayırılmayacak samimi bir çalışma arkadaşı olacak gibi duruyor. Eğer benim gibi çıt kırıldım bileklerinizle başınız dertteyse,  kapıya dayanmış alacaklılarınız yoksa (fiyatı malum), macOS deneyimini parmaklarınızın ucuna taşımak için Magic Trackpad 2 harika bir fırsat.

İncelemeyi beğendin mi? E-posta bültenime katılarsan, uzun uzadıya yazacağım diğer yazıları da sana postalayabilirim!

Magic Trackpad 2 hakkında senin de söyleyecek bir şeyin var mı? O zaman, hemen aşağıdaki klimalı yorum kutucuğuna seni bekliyorum! 🙂

4 Yorum “Apple Magic Trackpad 2 İncelemesi: Tek Rakibim Mozart!

  1. Uğur Binicioğlu Yanıtla

    Bestelerini rahat bir koltuk ta yapmak Feldman için üzgünüm ancak mozart bestelerini ayakta 3 toplu bilorda masasının üstünde enstruman kullanmadan yaptığı bilinmektedir en azından amadeus filmi bize öyle gösteriyor bu itibarla Allah vergisi yeteneğe karşı hiç bir şey yapılamaz

  2. uğur Yanıtla

    köprüden atlamanı istemem ülkemizde bir delikanlı , bir fikir adamı çok kolay yetişmiyor
    yazın çok güzel yazmaya devam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni yorumları ve yorumuma verilen cevapları e-postayla bana bildir.

Neredeyse 2 dakikadır buradasın 👏

Okudukların ilgini çekti mi?

E-posta bültenime katıl, ilgini çekecek daha çok içeriği seninle paylaşayım!