En Popüler İçeriklerİncelemeler

Apple AirPods Pro ile 190 Gün Sonra, Hala Mutlu Muyuz?

 

AirPods Pro almayı hiç düşünmemiştim.

Hem insan, Sony XB950BT Extra Bass gibi kaliteli bir kulaklığı varken neden düşünsün ki?

Ergonomisiyle kulak arkanıza hamak kurar, pil performansıyla şarj aletinin yerini unutturur, Bass Boots özelliğiyle kafanıza tesisatlı Şahin getirebilirdi…

Sonra, birden her şey tersine gitmeyi başladı.

Hayır, kulaklık bozulmamıştı. Sadece yerleşik Freelancer hayatımdan ofis hayatına göç etmiştim…


Sony XB950BT Extra Bass’ın performansı evdeyken iyiydi. Gelgelelim, ruhlar aleminde yaşamıyoruz. Teknopark’ta 3. sınıf DJ gibi dolanmak iticiydi. Dahası, çalışma arkadaşlarınızın her gün şu şakasına maruz kalmak hiç hoş değildi:

Ses yalıtımı başarılıydı ama ofiste insanlar sesini duyurmak için yağmur dansı yapmak zorunda kalıyordu.

Hem, Headset kulaklıklar çatı katına benzer; kışın iyi, yazın kötüdür. Sıcak bastırınca kulaklarınız Selami Bey çeşmesine döner. Uzun kullanımda, hoşlanmadığınız bir sululuk ortama hakim olur.

Ha bir de, saçlarımı uzatıyorum! Konumuz bu değil. Zaten saçınızın uzun veya kısa olması berberinizle çözmeniz gereken bir meselidir. Fakat toplum içinde, Headset kulaklığın kafanızda oluşturduğu kuş yuvası boşluğu bir anda berberiniz dışındakileri ilgilendiren bir kamusal meseleye de dönüşebilir.

Sonuç olarak; tüm bu dezavantajlar, beni Apple’ın kucağına ve AirPods’un günahına itmişti.

Peki, Apple AirPods gerçekten günahına değdi mi? AirPods incelemesi notlarım ve birincil ağızdan kullanıcı yorumları hemen aşağıda seni bekliyor. 👋👇

💸 300 TL Kazandıran İpucu: AirPods Pro’yu Apple’dan almak yerine kaliteli e-ticaret sitelerini tercih edebilirsiniz. “Apple Türkiye garantili” ibaresiyle satılan ürünler orijinaldir. Garantisini kargonuz ulaştıktan sonra kendiniz, Apple’ın sitesinden aktif edersiniz. Yine de bu aletlerin çakması ortada çok dolanıyor. Aman diyeyim dikkatli olun.


AirPods Pro incelemesi için neden mi bu kadar bekledim?

Enine boyuna her şeyini, her koşulda deneyimlemek istiyordum. Ben araştırmamı yaparken internetteki kaynakların hepsi yeniydi ve kişisel yorumlardan uzaktaydı.

Amacım; incelemem ve notlarımla gerçekten alıcısına detaylı bir rehber sunabilmekti.

AirPods Pro’nun Sevilesi Yönleri Neler?

Kızılay çadırından dağıtılmış gibi herkesin kafasında göreceğiniz bu kulaklığa karşı ön yargılı olmayın. Zira, kendisinin birçok sevilesi yanı / faydası var:

AirPods Pro

  • ANC hem ses hem soluk kesiyor. AirPods Pro’ya kadar, ANC özellikli kulak kullanmamıştım. Kıyas yapamam ama ANC’nin AirPods almamdaki birincil neden olduğunu söyleyebilirim. ANC çok iyi çalışıyor. Özellikle ofis, kafe, uçak kabini gibi statik gürültülü ortamlarda tam anlamıyla işinize odaklanabiliyorsunuz.
  • Şeffaf mod da çakra açıyor. AirPods Pro incelemesinde herkes ANC’den bahsediyor fakat AirPods Pro’nun önemli inovasyonu olan Şeffaf mod (Geçirgenlik modu) unutuluyor. AirPods Pro’yu şeffaf moda aldığınızda, kulağınızda kulaklık yokmuş gibi etrafı duyabiliyorsunuz. Kulaklığın mikrofonları dış ortamdaki sesi olduğu gibi kulağınıza gönderiyor. Bu harika çünkü; yürürken, araçta telefonla konuşurken veya arkaplandaki sesleri duymanız gerektiğinde tadınız kaçmadan müzik dinlemeye devam edebiliyorsunuz.
  • Varlığını unutturan 1800 TL… AirPods Pro, konfor açısından kullandığım en iyi kulak içi kulaklık. Ürünün tasarımını yaparken iç ve dış basınç dengesi gözetilmiş. Normal kulak içi kulaklıkları yarım saatten uzun süre takamıyorum. Oysa AirPods Pro’yu her gün -en az- 8 saat aralıksız kullanabiliyorum.
  • Peşinizden gelen kulaklık. Headset ve yalıtımı güzel kulaklıkları vicdan azabı gibi yanınızda yük olarak taşımalısınız. Ellerini cebine sokup gezmeyi seven biriyseniz, AirPods Pro tam sizlik. Oldukça hafif. Cüzdan, telefon ve anahtar triosuna güzel eşlik ediyor. Tüm gün yanınızda taşıyabiliyorsunuz.
  • Apple ekosistemi severler için. MacBook ve iPhone ile ekosisteminin içindeyim. AirPods Pro, Apple ekosisteminde olanlar için büyük bir konfor alanı yaratıyor. Tüm cihazlara hızlıca bağlanıyor, her özelliği eksiksiz kullanılabiliyor. En önemlisi, cihazlar arasında sadece birkaç saniyede geçiş yapılabiliyor. AirPods’larınız Mac’inize bağlı çalışırken, iPhone’unuza bir arama geldiğinde bu aramayı AirPods Pro’nuzdan yanıtlayabiliyorsunuz. Bu, benim gibi günün %75’ini bilgisayarda geçiren bilgi işçileri için muhteşem bir kolaylık.
  • Ve aynı zamanda üşengeçler için… AirPods Pro’nun en sevdiğim yönü, akıllı bir kulaklık olması. Kulaklığınızı kulağınızdan çıkardığınız anda oynatılan medyayı durduruyor. Etrafınızdaki birine bir şey söylerken sizi Play/Pause döngüsünden kurtaran bu özellik, molalar için de harika. Kısa molalar verdiğimde tek yapmam gereken, kulaklığı çıkarıp masanın üstüne bırakmak oluyor. Medyayı durduğu gibi AirPods kendini beklemeyi almayı düşünecek kadar da akıllı. E, daha ne yapsın?
  • Şarjı kolay, pil performansı akıllı. Apple Watch kullanırken en büyük sorun, yanımda sürekli şarj kablosu taşımak zorunda kalmamdı. Kendince akıllılık yapan Apple, akıllı saatlerinde farklı bir giriş kullanıyordu. Neyse ki, AirPods Pro’lar, iPhone’larımızı şarj etmek için kullandığımız Lightning girişine sahip. Pil kutusu çok kısa sürede şarj olabiliyor. Açıkçası bugüne kadar pil performansından yana hiç şikayetim olmadı. Hatta yoğun toplantıyla geçen bir günde (yaklaşık 7 saat), şarjımın biteceği bariz olmasına rağmen Apple’ın ince fikirliği beni kurtarmayı başardı. Şarjım %10’a düştüğünde tek kulaklığı kutusuna koyup, şarj ettim. Sonra, aynı şekilde diğerini şarj ettim. Toplantıya ara vermeden günü kurtarmış oldum. Bu arada (ben kullanmıyorum fakat) bu aletlerin kablosuz şarj teknolojisiyle geldiği detayını da atlamayalım. iPhone X ve üstü bir cihaz kullanıyor ve kablosuz devrime başlamak istiyorsanız güzel bir kolaylık.
  • Mikrofon ve konuşma deneyimi harika. Herhalde hiçbir kulaklıkla toplantılarıma bu kadar rahat katılmamıştım. Mikrofon, sesinizi karşı tarafa net aktarıyor. İster bilgisayarınız, ister telefonunuz vasıtasıyla görüşmeleri yapın; Apple AirPods Pro’ya sadece bu nedenden dolayı bile aşık olabilirsiniz.
  • Donanım ve yazılım tasarımı yine çok iyi. AirPods Pro’yu telefonunuza bağladığınızda cihazınıza gelen animasyon basitlik ve gösterişliliğin doruğunu yakalamış. Bir bakışta hem kulaklıklarınızın hem kutunuzun şarj durumunu görüyorsunuz. Önceki AirPods’ları kullanmadım ama bence kutu ve tasarım açısından Pro’lar en az birkaç adım öndeler. Kutusu falan önceki nesillere göre kallavi ama kısa sürede alışıyorsunuz.

Apple AirPods Pro’nun Nelerini Sevmedim?

Her güzelin bir kusur var elbette! Yine de siz kadı kızını boş verin. 1800 lira verince, bu kusurlar size iğne iğne batıyor…

  • Ses seviyesini ayarlamak Apple Watch yoksa işkence. Apple Watch’um varken AirPods Pro’da ses seviyesini ayarlamak hiç sorun olmamıştı. Bileğimden Digital Crown ile kolayca ayarlıyordum. Apple Watch’ı kullanmayı bırakınca, burada ciddi bir sorun olduğunu fark ettim. Cihazınızdan sesi açıp kapatma zahmete girmeden ses seviyesini ayarlayabileceğiniz bir kolaylık yok. Gerçi, ses olayında Siri’den yardım alabiliyorsunuz ama burası Türkiye! Etrafınızdaki meraklı gözler ve kulaklardan hoşlanmıyorsanız, muhtemelen ev ve araba dışında Siri yardımınıza koşamayacaktır.
  • ANC ve Şeffaf Mod arası geçiş sıkıntılı. Anlıyorum. Apple ürünü kullanıcı dostu yapmak için elinden geleni yapmış. Ama hala eksikler ve karmaşalar var. Kulaklığın dibindeki düğmecikleri sıkmak biraz zoraki bir hareket. Bi’ de, ANC ve şeffaf mod arasında geçişlerde cihaz bazen takılı kalabiliyor. Bir kulaklığınızda ANC aktif olurken diğerinin şeffaf modda kalması sinir bozucu.

Ufak bir not: AirPods Pro’lar da tıpkı diğer akıllı Apple ürünleri gibi güncelleme alıyor. Bu güncellemelere kullanıcı olarak biz müdahale edemiyoruz, çünkü bir kullanıcı arabirimi yok. Kulaklıklar kendini iPhone’a bağlı olduğunda ve yeterli pil seviyesi olduğunda kendiliğinden otomatik olarak güncelliyor. Bu güncellemelerle ürünün yazılım performansı arttırılırken, sonradan ortaya çıkan hatalar da gideriliyor. 👏

 

  • macOS’in AirPods Pro ile imtihanı: AirPods Pro’nun bazı kıtırları uzun süre kullanmaya başladığınızda ortaya çıkıyor. Kulaklıkta iPhone’dan macOS’e geçmek, şarj seviyesini görmek veya mod değişiklikleri için menü çubuğunuzdaki minik Bluetooth ikonuyla sıcak ilişkiler geliştirmeniz gerekiyor. Neyse ki BetterTouchTool ile kendi çözümümü ürettim. Eklediğim bir kısayol tuşu sayesinde, Mac’imin AirPods Pro ile bağlantısını kesip, tekrar bağlayabiliyorum. Alfred’deki basit bir eklenti sayesinde de şarj seviyesini öğrenebiliyorum.
  • Temizlik şart! Ürünlerin beyaz olması lekelerin ve kulak yağının naklen görülmesine neden oluyor. Çok sık kirlendikleri için en azından 2 günde bir mini temizlik, haftalık olarak hem kutu hem kulaklıklar için detaylı temizlik yapmanız gerekiyor. Burada suç Apple’ın değil. Yine de böyle bir ürün alırken benim en dikkat ettiğim şeylerden biri de, kullanırken ne kadar bakım (maintaince) zamanı ayıracağımdır. Pro’larınızı temizlemek için biraz vakit ayırmanız gerekiyor.
  • Çiziklere dikkat… Cihazın kutusu çizeklere karşı inanılmaz dayanıksız. Eğer AirPods Pro’nuzun sürekli ilk günkü tazeliğini korumasını istiyorsanız, piyasada 50 – 250 TL arasında satılan koruyucu kılıflardan birini tercih etmeyi düşünebilirsiniz.

Gelelim Esas Soruya: Apple AirPods Pro Alınır mı?

Eğer yazı veya inceleme videosunun başında bahsettiğim sorunlardan muzdaripseniz veya sevdiğim özellikleri sizin de sevip, gündelik hayatınızı kolaylaştıracağına inanıyorsanız neden olmasın?

Kulaklıkla günde sadece yarım saat haşır neşir olan bir kullanıcı için AirPods Pro görece lüks bir ürün.

Android kullanıcılarının da AirPods Pro’yu kullanmaktan pek hoşlanacağını sanmıyorum. Zira, birçok güzelliği Android’te kısıtlı olarak kullanabiliyorsunuz. (diye biliyorum, emin değilim.)

Not: Güncel dedikodulara göre, Apple 2020 bitmeden önce ANC özelliği olmayan bir AirPods Pro daha çıkaracak. Fiyatının da elbette ANC’li sürümüne göre daha ekonomik olması bekleniyor.

Eveeet. AirPods Pro ile geçen 190 günden sonra, tüm inceleme notlarım bunlardı.

Bu incelemeyi faydalı buldunuz mu? Siz AirPods Pro hakkında ne düşünüyorsunuz? Ve sizce bu ürün etiket fiyatını hak ediyor mu? Yorumlarınızı hemen aşağıdan benimle paylaşmayı unutmayın! 😊

Burak Göç

Ben Burak! Mekanın sahibi ve pek az özelliği olan biriyim. M.S 2013’ten beri üşenmeden başımdan geçenleri paylaşıyorum. Boş konuşmayla sayıklama arasında ben yazıyorum, sen okuyorsun; öyleyse varım!Ama, olmayabilirim de…Şaka şaka, varım.Hayır, yokum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni yorumları ve yorumuma verilen cevapları e-postayla bana bildir.