Bak Bu Tutar!MotosikletTamamen Kişisel

Altın Elbiseli Adam, Barkın Bayoğlu’nu Kaybettik…

Ne bu bloga bir daha böyle bir yazı gelir, ne de dünyaya böyle adam… İnanın lafa nereden başlayacağımı veya lafın sonunun nerede getireceğimi bilmiyorum. Motosiklete karşı hep içimde kamçıladığım bir heves vardı. 20 Yaşımdayken Barkın abi ve ekibi sayesinde “Neden olmasın ulan, akıllı adamım. Reflekslerim de yerinde. Onca adam ölmüyor ben mi öleceğim Yauuğ?!” diyerek gaza gelmiş ve ilk motosikletimi alma temellerini atmıştım.

Eğer Altın Elbiseli Adam olmasaydı, ehliyetimi aldığım gibi o motorun üstüne çıkardım. Çıkardım çıkmasına ama atlattığım onlarca tehlikeden birinde patlar, kendimi mutlaka imha ederdim. Üstelik onun tavsiyeleri olmasa ne kafamda adam akıllı bir kask olurdu, ne üzerimde adam akıllı bir mont. Hele öyle para verip motosiklet eğitimi falan almak mı? İnanın benim aklımın ucundan geçmezdi. “Gaz var fren var işte aminyum. Ne eğitimi?” der o kafayla devam eder, muhtemelen geçirdiğim tehlikelerin birinde bilinçsizliğimin kurbanı olup patlardım. 

Yani demem o ki, bu adam bi’ başkaydı babuşlar! Onun tavsiyeleri üzerine 4 defa motosiklet eğitimi aldım. Yetmedi acımadım binlerce liralık güvenlik ekipmanlarıyla 4-5 bin liralık motosikletin tepesine çıktım. Tam 45.000 km yaz kış demeden motosiklet kullandım ve burnum bile kanamadı. Bu bir başarı mıydı, başarıydı. Yalnız bu tek başına benim başarım değildi.

Bu başta Altın Elbiseli Adam ekibi olmak üzere; Barkın abinin (Barkın Bayoğlu), Fuat abinin (Fuat Domaniç) ve Devrim abinin (Devrim Sirmen) başarısıydı. Kendimi imha etmeden Türkiye’de 150 CC bir motosikletle yaz kış demeden, otoban karayolu demeden tam 45 bin km!

Bu 45 bin km boyunca ne kadar güzel günlerimin geçtiğini size keşke tarif edebilsem. İlk defa kendi ayaklarımın üzerinde duruşum, harika bir kadını tanımam, ilk aşık oluşum, sevdiklerime gidişlerim, herkesten kaçıp kurtulmam… Hepsi bu kısacık 45 bin km’de oldu. Üstelik burnum bile kanamadan (tamam bi kere hafif dizim kanamış olabilir) oldu.

Tüm bu güzelliklerin üzerine, hayatımın rotasının değişmesinde önemli payı olan adamlardan birini toprağa vermenin derin acısını hissediyorum. O, televizyona çıkıp sadece maaşıyla ilgilenen veya tek derdi kendi kazancı olan biri değildi. O hep, bu yola gönül verenlerin daha iyisini daha güzelini yapmasını istedi. Sonuç olarak hayatını koyduğu bu yolda, hayatını büyük bir ışık yakarak sona erdirdi.

Dünyayı değiştirmek nasıl bir şey bilemem ama Barkın Abi’nin yaptığı gibi büyük bir topluluğu değiştirmenin, dünyayı değiştirmekten pek farklı olacağını sanmıyorum.

Zaten depresif ve sıkıntılı günler geçirirken hem elbisesi altın hem kalbi altın bu adamın, bu şekilde aramızdan ayrılması içler acısı… Son söz olarak ne demem ne söylemem gerek bilmiyorum. Daha geçen hafta aileme ufaktan ufaktan motosiklet alsam mı ateşleri yakıyordum ki, bu olay üzerine bir daha bu ülkede ölene kadar gidonu ve elciği tutabileceğimi sanmıyorum…

Son Olarak;

Çok sevgili Barkın Abim, eğer varsa hakkımı sana sonuna kadar helal ediyorum. Ömrümün en güzel zamanlarını yaşamama fırsat tanıdığın, kazasız belasız dönemler atlatmama yardımcı olduğu için teşekkür ederim. Farkında olmasan da hem benim hem de binlerce kişinin hayatını kurtardın. Umarım sen de bize hakkını helal edersin.

Güle güle git, elbisesi altın, kalbi altından yüce adam!


Bir Yorum Yapılmış “Altın Elbiseli Adam, Barkın Bayoğlu’nu Kaybettik…

  1. Doruk Yanıtla

    Motosiklete olan merakım başladığında tanıdım ben Barkın ağabeyi. Arayış içerisine girdiğim her an Barkın ağabeyin videolarına, anlatımlarına denk gelirdim. Henüz bir motosiklet edinmemiş iken teoride kendimi her geliştirmek istediğim bilgide, internette her aradığım soruda Barkın ağabey çıktı karşıma. Onun sözünü de dinledim, küçük bir skuter motosikletle başladım. Artık pratikte bile gelişmeye başlamıştım onun sayesinde çünkü yine ne ararsam onun samimiyeti çıktı karşıma. Aradan zaman geçti, artık vitesli bir motosiklet almanın zamanı gelmişti ve yine onu dinledim bir CBF150 aldım. Bir süre kullandıktan sonra yine onun sözünü dinledim, önerdiği tüm okullardan eğitim aldım. Artık hazırdım güçlü bir motosiklet kullanabilirdim ve yine Barkın ağabeyimi dinledim CB650F aldım. O anlattı, ben dinledim, o söyledi ben not aldım. Hiç bir canlı yayınını kaçırmadım. Ben kocaman adam, artık araştırmayı bırakıp, keyfe keder izler oldum babuşu.

    Haftalar önce dedin ki, “Oğlum bak motosikletlere efsane zam gelecek, hangi motoru alacaksanız alın fazla beklemeyin.” Eee o kadar sözünü dinledim bunu dinlemesem olur mu. Gittim MT09’a bastım parayı ve sen yine haklı çıktın babuş. Senin de söylediğin gibi, “Damarlı bir zam geldi.” Hatta diyordum ki ulan bu motosikletle bari gidip şu adamı göreyim ahh ah Barkın ağabey nasıl içimde kocaman bir ukde bıraktın anlatamam.

    Sana bir şey söyleyeyim mi Barkın ağabey. Senin sözünden asla çıkmayacağıma söz veriyorum. Başımızda artık senin gibi bir öğretici olmasa da kendimi her zaman geliştireceğim. Sayende tecrübelerime tecrübe kattım, trafiği ve yolları senin gibi okuyup öngörülü biri olmayı öğrendim. Evet, seni yakından tanımıyorum, hiç bir canlı yayınında soru sormadım, ismimi, cismimi bile bilmişliğin yok ama ben seni çok iyi tanıyorum babuş.

    Bana motosikleti sevdiren adam, emin ol ki üzerimde çok fazla emeğin var. Benim sana hakkım sonuna kadar helaldir. Seni asla ve asla mahcup etmeyeceğim ve iyi bir motosiklet sürücüsü olacağım. Sevgili dostum Burak’ın yazısını okuyunca içimi dökmeden duramadım. Güle güle apaçi şefi, seni bir ömür boyu yüreğimde taşıyacağım…

Yorumun mu Vardı? Buradan Alayım;

Kardeşim Yanlış Anlama, Dilenci Değilim Ama...

2 dakikadan uzun süredir buradasın, öyleyse süper renkli bir takibi hakettim 👏👇