Motosiklet için Ailenizi Nasıl İkna Edebilirsiniz?

Motosiklet kullanmak hiçbir arabayı kullanmak ile asla kıyaslanamaz. En spor arabaların bile şahı size motosiklet üzerinde hissettiğiniz ivlenmenin tadını vermeyecektir. Bundan yaklaşık olarak tam bir sene önce motosiklet sürmeye başladım. Şimdi bir araba aldığımda da “Acaba ilk aynı heyecanı yaşar mıyım?” diye düşünmeden edemiyorum. Ilk motosikletim çok iyi bi motosiklet olmasa da piyasa şartlarında satın alınabilecek en iyi motosikletlerden biriydi. Mavi renkli kaskıma uygun olan motosiklet maceram tam bir sene önce başlamıştı, öyle görünüyor ki bundan üç veya dört ay önce de sonra erdi.
Motosikleti satmamın altında yatan tek bir neden yoktu. Başta annem olmak üzere ailem vs herkes benim motosiklet sürmemden rahatsızdı. Sürekli minimum kask eldiven Mont giyerek kullandım. 10 km üzeri gideceğim yerlerde ise ekstradan motosiklet pantolonu ve bellik kullandım. Anlayacağınız canımın bu kadar tatsız olmayacağının farkındaydım. Yetmedi bir de motosiklet eğitimleri aldım. Bunlar bana çok şey kattı ve bu şekilde bir sene gibi bir süreçte motosiklet üzerinde tam 40.000 KM yol kat ettim. Bunun çoğunluğu şehir içi bir kısmı ise şehir dışıydı. Son günlerde etrafımdan geçen motosikletleri gördükçe içimde bir şeyler oynuyordu ve acaba tekrardan alır mıyım diye düşünüyordum. Asıl olay ise burada başladı;
Geçtiğimiz gün annemler beni ziyarete geldiler. Otobanda gelirken bir motosiklet kazasının gerçekleştiği alandan geçmişler. Çocuğun eli kopup 15 metre kadar ileriye fırlamış. İşin tuhafı yine aynı benim motosiklet ceketimin renginde ve Modelinde de bir ceket giyiyormuş. Annem duygusaldır ve söz konusu ben, yani oğlu olduğunda çok daha fazla duygusal olabilir. O anda kendi kendine empati kurmuş. Düşünsenize biri sizi Arıyor ve oğlunuz kaza yaptı diyor gittiğinizde canınızın parçasının param parça olduğunu görüyorsunuz. Bu manzarayı hangi yürek kaldırır ki? Babamın söylemesi annem o empatiyi kurduktan sonra yolun Yarısı yani takribi 45 KM boyunca göz yaşlarını tutamamış. Daha da garibi bu olayı anlattıklarında ben de etkilendim ve internet haberlerinde arayarak kazayı buldum. Kaza geçiren rahmetli arkadaş ile aramızda sadece bir yak fark varmış. Yani, bir sene sonra o ben de olabilirdim?
Ölüm size şayet gelecekse, nerede olursanız olun gelecek. Hepimiz öleceğiz onunla ilgili bi sıkıntımız yok. Fakat bu bazen şeytanın vesvesesi haline dönebiliyor. Motosiklet büyük bir zevktir fakat riskleri çok fazladır. Sadece konum olarak değil insan yapısı olarak da Avrupa ülkesinde yaşıyor olsak motosiklet için ailenizi nasıl ikna edebilirsiniz yazısını gerçekten ailenizi ikna etmek için yazabilirdim. Şimdi, diyorsunuz ki muhtemelen “Sen nasıl olsa merağını aldın!” Hayır, henüz o kadar çok motosiklet ile ilgili hayallerim vardı ki tahmin bile edemezsin. Bugünden sonra ise kesinlikle birikimim sonucunda bir araba almaya kendimi odaklanmış durumdayım. Henüz daha bu zevkin tadına hiç varmamışken bu işten vazgeç ki benim kadar büyük karar verme zorlukları çekme diye anlatıyorum bunları sana.
Motosiklet kullanmaya başladığımızda ister istemez bir çevre ediniyoruz. Ben çokça çevre edinmedim buna rağmen tanıdığım 3 motosiklet sürücüsü arkadaşım bu sene içerisinde vefat etti. Hiç birinin kendi suçu olduğunu sanmıyorum. Türkiye maalesef motosiklet ve motosiklet kültürüne hiç hazır değil. Hazır olduğu zamanlar da yakın gelecekte görünmüyor. Şayet gerçekten medeni bir ülkeye geçiş yaparsanız bu duygunuzu mutlaka yaşayın ama şunu da unutmayın ki Türkiye’de motosiklete binmek bazen zevkten çok işkence ver her an ölüm ile Yanyana gezmek olabiliyor.
Bugün veya yarın hepimiz öleceğiz fakat en azından öldüğümüzde tek parça bir beden bırakabilelim sevdiklerimize. Lütfen bunları ailenizi ikna etmeye çalışmadan önce düşünün. Ülkemizdeki motosiklet kullanıcılarının %78’i trafik Kazası geçirmektedir. Yine ülkemizdeki motosiklet kazalarında %48’i ölüm veya Kalıcı hasar ile sonuçlanmaktadır. Motosikletin bir arabaya oranla kaza yapma ihtimalinin tam 16 kat daha fazla olduğunun da ulusal rapor sonucu ortaya çıktığının Altını çizmek isterim. Şimdi ailenizi ikna etmeye başlayabilirsiniz. 

Burak Göç

Merhaba Ben Burak! Türkiye'nin İstanbul eyaletinde yarı zamanlı Süpermen olarak çalışıyorum. Arta kalan zamanlarımda ise asıl mesleğim olan metin yazarlığı üzerine eğiliyor ve kız vermeleri için üniversite mezunu olmaya çalışıyorum. Daha fazlası için hakkımda sayfasına bakabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir